Bir mutluluğu bile paylaşmadıktan sonra…
Nasıl bir ülkede yaşıyoruz ? Bizim insanlarımıza ne oldu? Son günlerde kendime çok sık sormak zorunda kaldığım iki soru. Televizyonlarda gördüklerim, gazetelerde okuduklarım; hayretimi gün be gün artıyor. İşte size son örnek: atletizmde yarım asır sonra gelen başarıların ardından duyduklarımız gördüklerimiz. Medyamızın bir kısmı, Türkiye’de sporu sadece futboldan ibaret saydığı için, geçmişi ve yaşananları tekrarlamayı atletizm hafızamızı tazelemek açısından yaralı görüyorum.
İspanya'nın Barcelona kentinde yapılan 20. Avrupa Atletizm Şampiyonası sona ererken, Türkiye kazandığı 3 altın, 1 gümüş madalya ile tarihinin en iyi Avrupa Şampiyonası'nı çıkardı ve madalya sıralamasında 50 ülke arasından 5. oldu.
Barcelona'ya 12 bayan, 8 erkek atletle giden Türkiye, rekor bir katılımla yarıştığı şampiyonada ilklere imza attı. Madalyalar bayan atletlerden gelirken, Elvan Abeylegesse 10 bin metrede altın ve 5 bin metrede gümüş, Alemitu Bekele Degfa 5 bin metrede altın ve Nevin Yanıt 100 metre engellide altın madalya kazanmayı başardı. Elvan ayrıca 10 bin metre finalini 31:10.23'lik dereceyle kazanarak, bu dalda sezonun en iyi Avrupa derecesini yaptı.
Avrupa Şampiyonlarında ilk madalyasını 1950'de Ruhi Sarıalp ile 3 adım atlamada bronzla alan, daha sonra 2002'de Süreyya Ayhan ile 1500 metrede altın ve 2006'da Elvan Abeylegesse ile 5 bin metrede bronz kazanan Türkiye, Barcelona'daki şampiyonada aldığı 4 madalya ile bu zamana kadar aldığı toplam madalyaların sayısını geçmiş oldu.
Evet kısaca durum bu. Şimdi onlarca yıl sonra gelen bu başarıların ardından haber bültenlerinde, gazete manşetlerinde neleri görmeyi umar insan; başarı ve gururun paylaşıldığı başlıkları. Genç atletlere örnek olacak zafer öykülerini. Spora henüz başlamış olan çocukları özendirecek kişilikli sporcu analizlerini.
Peki bunların yerine bizde ne oldu? Hemen ona da bakalım. İşte size zaferin ardından bazı başlıklar ve yaşananlar:
“Elvan beni itti.” Yarışın üçüncü turunda Elvan öyle bir depar attı ki, bana çarpıp yarış dışı bırakmaya çalıştı. Amacı beni parkur dışına yollamaktı. Ama başaramadı.
“Elvan tura katılmadı” Avrupa Şampiyonası’nda tarihi bir başarı elde eden Atletizm Milli Takımımız dün İstanbul’a dönerken, Elvan Abeylegesse’nin kafileyle aynı uçakta yer almaması kafaları karıştırdı
“Portekizlilerle taktik yaptılar” Altın madalya kazanan Alemitu Bekele’nin antrenörü Ertan Hatipoğlu’nun yarış sonrası, Elvan Abeylegesse’nin Portekizli atletlerle işbirliği yapıp Alemitu’ya komplo kurmaya çalıştığını ileri sürdü.
“Hocalar Birbirine girdi” Atletizm Milli Takımı kafilemiz havalimanında coşkulu bir şekilde karşılanırken, Alemitu Bekele’nin antrenörü Ertan Hatipoğlu’na atılan bir laf ortalığı karıştırdı. ENKA Kulübü Atletizm İdari Menajeri Mete Özışık, yarış sonrası yaptığı açıklamalar nedeniyle Hatipoğlu’na, “Niye o demeci verdin? Kuyruk acın mı var?” diye çıkıştı. Hatipoğlu da, “Sen buraya bana bunları söylemek için mi geldin?” karşılığını verdi.
Nevin Yanıt’a havalanında sürpriz: Milli Takımı’nın başarılı sporcuları havalimanında çoşkuyla karşılanırken, kadınlar 100 metrede altın madalya kazanan Nevin Yanıt, kulübü Fenerbahçe’nin izin vermemesi nedeniyle havalimanında doğru dürüst açıklama yapamadı. Yanıt pasaport kontrolünden geçtikten hemen sonra yanına yaklaşan bir görevli, “Aziz Yıldırım’ın talimatı var, burada konuşamazsınız” diyerek, kendisini kolundan tutup hızla dışarı çıkardı
İşte yarım asırda bir gelen başarının ardından paylaşabildiklerimiz. En çok birliğe beraberliğe ihtiyacımız olan şu günlerde başarıda ve mutlulukta bir olamıyorsak zorlukta ve kederde ne yapacağız? Evet soruyla başladık ve soruyla bitiriyoruz. Ama yanıtlarını gerçekten duymak istiyor muyum ? Gerçekten bilmiyorum.
Altan Alkan